Oha yine mi Hüzünlüyüm?

Şu an öyle bir ruh halindeyim ki.. Dağ da bayırda yapayalnız efe gibi dolaşan bir AT gibiyim sanki.. Bu söyleyeceğim bunalım takılan kızların sözüdür belki bilemem ama  ''Canım çok acıyor'' Gerçekten Canım çok acıyor bugün öyle içli içli ağladım ki hıçkırmaktan nefessiz kaldım kalbim daraldı, ölüyorum sandım..

Beni hep Seni Seviyorum diyenler bıraktı hep ama.. Sadece son bir sene de ki yaşadıklarım o kadar yaşlandırdı ki beni, öyle çok hayal kırıklığının altında ezili kaldım ki, inan artık toparlayamıyorum çünkü tam toparlandım dediğimde yine dağılacak yüreğim biliyorum..

Ama kafam almıyor ben bana inanan, güvenen, benimle ilgili hayalleri olan, sevdiğini söyleyen bir insanı bırakmam, bırakamam!.. Sonunda ölüm de olsa asla o insanın inancını kırıp, defolup gidemem.. Gözüm de en büyük günahlardan biridir bu.. Ama onlar nasıl gidiyorlar..? Nasıl kalbimi ezip geçiyorlar ben anlayamıyorum.. 

Öyle bir defolup gidiyorlar ki geri döndüklerinde kendilerine uzatacağım bi elim olmuyor.. Çünkü giderken sadece gitmiyorlar ki kolumu, kanadımı kırıp üzerinde bin beş yüz kere tepinip öyle gidiyorlar.. Sonra da el uzatayım he canım he gülüm he balım.. Bazenleri çok ağır geliyor o an ki yaşadıklarım ya da önce ki yaşanmışlıklarımı düşününce kalbimi söküp atasım geliyor böyle hissiz, duygusuz Nemrut gibi yaşayasım var diyorum. Ama o da mal gibi bi yaşam tarzı o ne öyle ya..


Bu arada bu yazıyı ben 8-9 gün önce yazıp kaydetmişim.. Acaba o gün ne olmuştu da ağlamıştım diye yazdım ki tamam düştü jeton bir şey öğrenmiştim.. O öğrendiğim şeyden sonra geçmişte ki olanlar falan deyince ben mala bağlamıştım.. Ama ertesi günde hiç bir şey olmamış gibi sanki bi önce ki gece ben zırlaya zırlaya gebermemişim gibi devam ettim hayatıma..

Çünkü hayatın bu duraklarında fazla zaman öldüremem.. Ulaşmam gereken bi yer var, ben yolcuyum ve bu duraklarda fazla zaman geçirirsem ulaşmak istediğim yere varamadan ölüm kapımı çalar.. Allah'a anlatacak güzel bir hikayemin olması için artık böyle dünyevi hüzünlere fazla zaman harcamıyorum.. Üzülüyor muyum? Evet.. Ama kendimi yıpratacak kadar hüzünlenmiyorum artık.. Sahip olduğum onca güzel anı, onca güzel nimet varken.. Kötü yaşanmışlıklar yüzünden ağlayıp zırlamam nankörlük olur.. O yüzden hüznü içe, gülümsemeyi ve neşeyi dışa vurmalı bi Mü'min.. Bende Rabb'imin izniyle bunu yapıyorum.. Çok şükür..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !